Eğitim, yurtdışında yaşayan Türk toplumunun en büyük sorunlarından birisi. Türk öğrenciler okullarda gereken başarıyı maalasef gösteremiyorlar, üniversiteye başlayan ve bitiren türk ögrenci sayısı yetersiz, yetişmiş Avukatlar, hakimler, doktorlar, öğretmenler maalesef yok denecek kadar az.
Son yıllar ilerlemeler kaydedilsede, sorun tamamen aşılmış değil. İstatistikler Türk çocukların okuldaki başarı oranlarınin sadece yerli çocuklarla değil, aynı zamanda diğer yabancı çocuklarla karşılaştırıldığında da oldukça düşük olduğunu gösteriyor.
Almanyada en ileri düzeydeki eğitim içın çocukları yetiştiren gymnasıumlara Türk çocuklarının katılma oranı, Almanların beşte 1’i civarında. Almanyada 30 000 civarında türk çoçuğu “Sonderschule” denilen özürlüler okuluna gidiyor. Bu çocuklar, öğrenme özürlü oldukları için değil, yeterince Almanca bilmedikleri için, normal okullara gidemiyorlar, gönderilmiyorlar.
Fransada yapılan bir araştırmaya göre1), fransız gençlerin %35’i üniversite veya yüksek okul mezunu. Bu oran araplarda %22, portekizlerde %27 iken, türklerde maalesef %6’ya düşüyor.
Bu veriler biraraya getirildiğinde ortaya çıkan tablo şudur. Yurtdışın’da yaşayan türk öğrencilerin çoğu diğer toplumlara göre en düşük eğitim derecesi veren okullara gidebilmekte, bu okul türlerinde dahi bir çoğu diploma alamamakta, bitirebilenler ise bu eğitimin amaçladığı mesleki yetiştirme sisteminde yerlerini bulamamaktadır.
Türk toplumunun içinde bulunduğu bu durumun başlıca nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz :
Türk aileler ve gençler eğitime gerekli değeri vermiyorlar. Ailelerin ve Gençlerin hedefleri arasinda üniversite eğitimi yok, üniversite okumayı gerektirmeyen meslekler (veya işşizlik aylığı) tek hedef olarak görülüyor.
Avrupada yaşayan vatandaşlarımızla ilgili Berlin, Hamburg, Frankfurt, Münih, Paris ve Londra’da yapılan araştırmaya göre çocuklarının yüzde 87’si okumak istemiyor.
Gençler okumaktan çok para kazanmaya önem veriyorlar; devlet güvencesine güvenerek, günlük yaşamını sürdürmeye çalışıyor, uzun vadeli projeler yapmıyorlar.
Erken yaşta iş hayatina atilma isteği gençleri eğitimden uzaklaştırıyor. Gençler arasında yapılan bir başka araştırmaya göre gençlerimizin yüzde 59’u okumak önemli değil para kazanmak önemlidir diyor.
Çocuklar anaokuluna ve ilk okula başlarken dil sorunu yaşıyorlar. Öğretmenleri ve dersleri anlamakda zorluk çekiyorlar. Kendilerini anlatamadıkları için derslerde aktif olamıyorlar.
Dil sorunu öğrencilerimizi liseye ve eğer gidebilirse üniversiteye kadar takip ediyor. Diğer öğrencilere göre çocuklar okula dezavantajlı başlıyor ve dezavantajlı devam ediyorlar.
Çocuklar ne kadar zeki olursa olsun bu durum başarılarını etkiliyor, haketdikleri okullara gidemiyorlar, gönderilmiyorlar.
Aileler çocukların okuluyla ve eğitimiyle gerektiği gibi ilgilenmiyorlar ve onları yönlendirmiyorlar. Ailelerin çocuklarının okuldaki durumlarından, hangi bölüme gitdiklerinden haberleri yok. Çocuklar kendi başlarina okul ve bölüm seçebiliyor, üniversitede başarılı olabilecek öğrenciler meslek dersleri bölümlerine yönelebiliyorlar.
Gençlerimiz, üniversiteye girerken bölüm seçmede zorlanıyorlar ve hata yapabiliyorlar. Seçtiği bölüm mesela
olabiliyor.
Aileler ve Gençler, üniversitelerde veya normal ortaokul ve liselerde başarılı olmanın çok zor olduğunu düşünüyorlar. Gençlerimiz ortaokul ve lisede yaşanan küçük bir zorlukda meslek okullarına yöneliyorlar.
Çözüm önerilerini Eğitim sorunu için çözüm önerileri makalesinde ele alıyoruz
Gurbetia Eğitim Sitesi
Bu makale forumlarimizda üyelerimiz tarafindan yazilan yazilardan yararlanarak hazirlanmisdir ve üyelerimizin katkilariyla gelismeye devam edecekdir. Sizde isterseniz, bilgiler ekleyerek, düzeltmeler yaparak, makalenin gelistirilmesine katkida bulunabilirsiniz. Bunun için sayfayı değiştir bağlantısını izleyebilirsiniz (giriş yapmanız gerekiyor).
Bu makalenin içerigini forum’da ilgili konular altinda tartisabilirsiniz :
Yurtdışında yaşayan Türk toplumu ve Eğitim sorunu
Ailelerin ve gençlerin Eğitime gerekli değeri vermemeleri